|
The Longest Journey ve The Witcher |
|
|
|
|
Cumartesi, 24 Kasım 2007 |
|

Clive Barker's Jericho'da aradığım korkuyu bulamayınca hemen arşivimi araştırdım ve gözüme Nocturne ilişti, sonra ne olduğunu merak ediyorsanız yazının devamına buyurun. Nocturne 1999 yılında piyasaya sürülmüş Resident Evil'a benzerliğiyle dikkat çeken bir korku oyunuydu (bana göre Resident Evil'dan bile daha ürkütücüdür). Oyun biraz eski olduğu için oyunu çıktığı zamana göre anlatmaya çalışacağım. 1999 yılında Resident Evil oyunundan ötürü piyasada bir korku ve gerilim oyunları furyası esiyordu. Birçok birbirine benzer oyunlar çıkıyordu, kimisi de zaten bu zamanda unutulup gitmiştir ama Nocturne bunca yıla rağmen oynamadıysanız hala oynanabilecek kaliteye sahip bir oyun. Oyunun atmosferi sizi içine çekiyor, oyundaki her an herşey olabilir hissi bir dakika bile geçmiyor. Zaten oyunun kutusunun üzerinde zayıf kalbi olanlara göre bir oyun değil ibaresi yer alıyor.
Zayıf Kalbi Olanlar Oynamasın
Oyun 20. yüzyılın başlarında geçiyor. Oyunumuzun kahramanı Stranger lakaplı oldukça karizmatik birisi, giyisileri de tam kendine yakışır bir şekilde olan bir ajan. Kahramanımız 1902 yılında kurulan görevi paranormal olayları ve buna paralel olan cinayetleri araştırmak için çok gizli bir şekilde çalışan Spookhouse adlı bir organizasyonda çalışıyor. Oyun toplam olarak 4 büyük bölüme ayrılmış durumda ve tüm bölümler de birbirinden ilginç ve farklı. Oyunda birçok düşman bulunuyor, düşmanları sayacak olursam; kurt adamlar, vampirler, zombiler, şeytanlar ve hepsi de birbirinden kaliteli bir şekilde modellenmişler.
Oyunun grafikleri ise çıktığı yıl çok konuşulmuştu. Oyun genelde karanlık ortamlarda geçtiği için ışık ve gölge oyunları muhteşem yapılmış. Tüm karakterlerde gerçekci gölgeler var. Hatta şunu söyleyeyim oyundaki el fenerini ekranınıza tuttuğunuz zaman gözünüzü alıyor. Stranger�ın silahlarının ucunda lazer vardı kolay nişan alabilmemiz için bu lazerde o kadar gerçekçi ki dumanlı bir yerden geçerken lazerin dumanların arasından süzülmesini görebiliyoruz. Tabi bunlar o zaman için çok yüksek sistemler istiyordu, bu da oyunun adının çok duyulmamasına yol açtı. Tabi sistemi iyi olanlarda bu göz ziyafetini kaçırmadılar. Ama oyunun hiç mi eksi yönü yoktu tabii ki var. Stranger gayet iyi çizilmiş, koşarken giysisinin gerçekci bir şekilde sallanması yaratıkları öldürünce kanlarından geçersek etrafında kan olması güzel hoş ayrıntılar. Ama diyalogların önemli yer tuttuğu bu oyunda karakterlerin yüz hareketlerinin olmaması gerçekten de çok kötü bir durum, konuşuyorlar ama ağızları oynamıyor. Ayrıca çevre grafikleri de o kadar iyi değil. Oyundan Ekran Görüntüleri: 
 |